Modern hayat meme kanseri riskini arttırıyor

Merih Zengin Merih Zengin

26 Şubat 2010 Cuma

Ölmekten bugün korkmuyorum. Yaşanmamış hayattan korkmalı insan bence.

Bunu güzel sözü söyleyen sevgili arkadaşım malesef meme kanseri,İlk duyduğum zaman inanamadım , inanmak istemedim....

"Ateş düştüğü yeri yakarmış" derler ya, benim yangınlarım hep şiddetli idi, ama vermek istediği zarar ise tam aksine olumlu mesajlara dönüştü.

Uzun bir süredir sevgili dostumla görüşemiyorduk ve görüşememekle ilgili okadar bahane üretebilirizki...İş hayatının yoğunluğu,çocuklar,aile hayatımız ,hastalıklar,ekonomik koşullar
gibi sayabileceğimiz onlarca şey.......Kanser hastalığını ilk nasıl farkettiğini anlattığı andan itibaren hummalı bir arayışa geçtik kanser hakkında.Uzman hekimlerimiz,hastaneler,yazılı tüm bilgiler ve internet....Şimdi bu bilgileri sizlerle paylaşmak istiyorum.


Gelişmiş ve modern yaşama geçmiş ülkelerde meme kanserine rastlanma sıklığının çok daha fazla olduğunu "Bir ülke batılı anlamda ne kadar çok gelişmişse, ne kadar modern bir hayat yaşanıyorsa, bu ülkenin kadınlarında meme kanseri daha çok görülüyor.


 


Sağlık Bakanlığı'nın ve üniversitelerin bilgileri birlikte değerlendirildiğinde en iyimser ihtimalle Türkiye'de her 11-12 kadından birinde meme kanseri görülüyor malesef.


Çocuk doğurmamak: Modern yaşamın en önemli etkilerinden biri olarak kadınlar daha az çocuk doğuruyor ya da kariyer kaygısıyla çocuk konusunu erteleyerek ilerleyen yaşlarda da hiç çocuk sahibi olamıyor
.
Emzirmeme: Çocuk sahibi olan kadınlar yoğun iş temposu veya estetik kaygılarla bebeklerini emzirmiyor veya emzirme dönemlerini kısa tutuyorlar.
 
Hormon alımı: Menopoz belirtileri başladığında önceki yıllarda bunlar çok doğal kabul edilip hiç ilaç alınmadan bu dönem geçiriliyordu. Günümüzde, çok sayıda kadın menopoz şikayetlerini yaşamamak veya menopozu ertelemek için hormon (östrojen, progesteron) kullanıyor. Modern çağda, hormon içeren doğum kontrol haplarının yaygın ve çok uzun yıllarca kullanılması da benzer etkiye sahip.

Aşırı kilo: Şişmanlık (obezite) Amerikan toplumunda olduğu gibi bütün dünyanın problemi. Fast-food ve benzeri aşırı kalorili besinlerle sağlıksız ve düzensiz beslenmenin doğal sonucu şişmanlık oluyor. Özellikle menopozdan sonra hızla kilo alan kadınlarda meme kanserine yakalanma riskinin arttığı bilimsel olarak gösterildi. Menopoz sonrası dönemde kadınlarda östrojen hormonunun ana kaynağı yağ dokularıdır.

Fiziksel aktivitenin azalması: Masa başı çalışma, fazla otomobil kullanımı ve birçok işin internet yoluyla evden çıkmadan halledilmesi gibi modern yaşamın getirileri fiziksel hareketliliği kısıtlıyor. Araştırmalar fiziksel aktivitesi fazla olan insanlarda meme kanserine daha az rastlandığını gösteriyor. Meme kanserine yakalanıp tedavisini tamamlamış kadınlarda fiziksel aktivitelerin artırılması bile sağ kalım oranlarını yükseltiyor.

Stres: Modern ve batı tarzı yaşamın vazgeçilmez unsurlarından biri olan stres, bağışıklık sistemi üzerine olumsuz etkileri nedeniyle diğer birçok hastalıkta olduğu gibi meme kanseri için de bir risk etkeni olarak kabul edilebilir.

Alkol: Sosyo-ekonomik yönden gelişmiş ülkelerde daha yaygın kullanılan alkollü içeceklerin fazla miktarda tüketilmesi ile meme kanseri görülme sıklığı arasında ilişki belirlenmiştir.

Benim bu konuda özetle söyleyeceklerim, kanserden değil, geç kalmaktan korkalım, zoru başarmanın birinci şartı moral olmalı.Tıbbın, sivil toplum örgütlerinin özverili çalışma ve uyarıları asla göz ardı edilmemeli.Her şeyden önce insan kendisine saygılı olmalı ve kendini sevmeli

Seher vakti kalktığımda bütün evrene kollarımı açarak teşekkürlerimi sunuyorum. Sorunsuz yaşam olmaz, yaşam sorunlarla başa çıkmayı bilmekte. Ben değerliyim, her insan ve canlı değerli benim gözümde. Haydi kızlar kendinizi ve yaşanacak ne varsa, herkesi sevin ve paylaşın.. 

"Sevgi, inanç, irade ve sabır" hayatta ve ayakta durmanın hem teşhisi hem de tedavisidir. "Her düşüşte bir öğreniş! Ne düşüş biter, ne öğreniş" diyerek, sağlıklı yaşamlar diliyorum


Not; Sevgili arkadaşım okadar azimli ki önce Allaha sonrada Hekimlerimize emanet . Tedavisi devam ediyor ,Şu an, kendini iyi hissediyor. Periyodik kontrollerini aksatmayor. Ama kanserden tamamen kurtuldum da diyemiyor. Bence kanser, diyabet gibi hayat boyu bizle beraber olabilecek bir hastalık türü.



Merih ZENGİN


 


 

YORUMLAR Yorum yapın

  • Bu haber için yapılmış yorum bulunmamaktadır.
    Yorum yapmak için tıklayın.

YAZARIN DİĞER YAZILARI