Yeni Türk ceza kanununda doktorların sorumlululuğu

Av.Cengiz Yaka Av.Cengiz Yaka

12 Ekim 2009 Pazartesi

YENİ TÜRK CEZA KANUNUNDA DOKTORLARIN SORUMLULUĞU


Bir önceki yazımızda Doktor ile Hasta arasındaki Hukuki ilişkinin niteliğini ile ilgili bilgi vermiş idik .Bu yazımızda da Yeni Türk Ceza Kanununda Doktorların sorumluluklarına değineceğiz.


"Hekimler öyle kutsal insanlardır ki,yaptıkları işler olumlu sonuçlandığında onlar Tanrı mertebesine yükseltilirler, ama yaptıkları işler olumsuz sonuçlandığında onların hatalarını toprak örter." Bu özdeyiş Fransız Hukukunda yerleşmiş bir özdeyiştir.


Yeni Ceza Kanunun 26.ncı maddesinde doktorların faaliyetleri ile ilgili ama, doktor adı geçmeden önemli bir kural belirtilmiştir.


"Madde 26 - (1) Hakkını kullanan kimseye ceza verilmez.(2) Kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin olmak üzere, açıkladığı rızası çerçevesinde işlenen fiilden dolayı kimseye ceza verilmez"


Bunun anlamı  ,Hastanın rızasının alınması ve hakkını icra etmesi şartıyla doktor sorumsuzdur.Bu konuda genel olarak kabul edilen husus şudur:Doktor hastanın rızasını almışsa,doktor kendi alanında bağımsız ve uzman olarak çalışabileceği bir alanda faaliyetini sürdürmekte ise ve faaliyetlerine başlamışsa ,doktor ceza hukuku alanında sorumlu değildir.


Örneğin,doktor hastaya ameliyatın tüm sonuçlarını ayrıntılı olarak anlatmış ise,hastayı aydınlatmış ise ve hastanın rızasını alarak ameliyatını yapmış ve bu ameliyat tıp bilimince makul karşılanan bir ameliyat ise  ameliyatın başarısız geçmesinden doktor sorumlu değildir.


Bu güne kadar doktorlar taksirlerinden dolayı sorumlu tutulmuşlardır.Ancak Yeni Ceza Kanununun Doktora bakış açısı,bir hastanede hastaya bakmayan kişi,eğer hasta ölürse bakma yükümlülüğü altında olduğu için kastından dolayı sorumlu olduğu yönündedir.Yasanın gerekçesinde bu husus aynen söylenmiştir.


Doktorun sorumluluğu eskiden taksirli sorumluktu.Bugünkü sistem içerisinde bakıldığında bilinçli taksir,olası kast gibi sorumlulukların getirildiği görülmektedir. mesela öngörülen neticenin istenmemesine rağmen neticenin meydana gelmesi bilinçli taksir olarak değerlendirilmektedir.Yani komplikasyon. Her komplikasyonu bilinçli taksir içine sokulursa yarın doktorluk yapacak doktor bulunamaz. Bu durumlara çok dikkat etmek gerekir.


Tıp biliminin ulaştığı  seviye ile tecrübelere göre özensiz veya dikkatsiz bir davranış yoksa ve sadece tıp bilimin kabul ettiği bir takım komplikasyonlar nedeniyle yaralama,ölüm meydana gelmişse burada doktorun kusurundan söz edilmemek gerekir.Ancak aksi halde doktorun taksirle ölüm ve yaralama suçlarından cezalandırılması gerektiği yeni Ceza Kanunumuz tarafından kabul edilmektedir.

YORUMLAR Yorum yapın

  • Bu haber için yapılmış yorum bulunmamaktadır.
    Yorum yapmak için tıklayın.

YAZARIN DİĞER YAZILARI