Sarı nokta diyeti ile hastalık yavaşlıyor!

Sarı nokta diyeti ile hastalık yavaşlıyor!

Sarı nokta hastalığının gelişme hızını yavaşlatan besinler arasında 'lutein' deposu ıspanak, brokoli ve mısır başı çekiyor. Somon ve uskumru gibi yağlı balıklarda bulunan Omega-3 ise hastalığın seyrini durdurabiliyor.

Yaşı 60'ın üzerinde olanlarda sıklıkla rastlanan sarı nokta hastalığının ilerleme hızı; doğru besinleri tüketerek azaltılabiliyor. Florence Nightingale Hastaneleri Göz Hastalıkları Bölüm Başkanı Prof. Dr. Halil Bahçecioğlu, "Doğru beslenme tarzı ile hastalığı yavaşlatmak mümkün" diyerek, sarı nokta diyetiyle ilgili sorularımızı yanıtladı.

BAZEN DURDURABİLİYOR

* Sarı nokta hastalığı tamamen tedavi edilebiliyor mu?

Hayır, edilemiyor. Şimdiye kadar ilaçlarla hastanın görme durumunu düzeltmeye çalışıyorduk. Şimdi ise dünyada yeni bir yöntem keşfedildi. Amerika'daki Archives of Ophthalmology dergisinde yayınlanan ve dört bin kişinin katıldığı araştırmada; lutein ve zaeksantinin maddelerinin, yüksek düzeyde alındığında, sarı nokta hastalığını yüzde 35 oranında azalttığı bulundu

* Başka faydalı madde var mı?
Yine aynı araştırmanın ikinci kısmında; uskumru ve ton balığı türü yağlı balıklarda bulunan Omega- 3 maddesinin, hastalığın hem erken hem de ilerleyen dönemlerinde etkili olduğu ortaya çıktı. Buna göre Omega-3, bu hastalığı yavaşlatıyor, hatta bazen tamamen durdurabiliyor. Biz de buna göre hastalarımızda 'sarı nokta diyeti' uygulamaya başladık.

* Hastalarınıza önerdiğiniz sarı nokta diyetinde neler var?
Lutein yönünden zengin besin maddeleri var. Ispanak, brokoli gibi yeşil sebzelerde ve bazı meyvelerde, mısır ve yumurtada bol miktarda lutein bulunuyor.

REÇETEYE YAZIYORUZ
* Bu diyet hastalığı önlüyor mu yoksa geciktiriyor mu?
Hastalık, genetik geçişli olduğu için tamamen önlenemiyor. Hastalığı olan kişilerde ilerlemeyi yani bir üst gruba geçişi, yüzde 25-35 oranında geciktiriyor. Bu diyetle hastalık yavaşlıyor, hangi evrede ise o evrede kalıyor.

* Reçeteye mi yazıyorsunuz?
Hastalığı olanlara yazıyorum. Koruyucu olsun diye hasta olmayan kişilere yazmıyorum.

* Ana babasında sarı nokta hastalığı varsa kaç yaşında bu diyete başlanmalı?
Eğer kişinin gözünde hastalık çıkmadıysa, koruyucu sebeplerle de olsa bu diyeti yapmalarını önermiyorum. Kişi tek yönlü beslenmiyor, sağlıklı besleniyor ve her türlü gıdasını alıyorsa, vitamine çok da ihtiyacı olmaz.

ISPANAK, MISIR VE SOMON BALIĞININ ETKİSİ BÜYÜK
* Sarı nokta hastalığının ilerlemesini önleyen besinler nelerdir?

Hastalar; kivi, mısır, havuç, kırmızı üzüm, domates, bezelye, kavun, kuru kayısı, lahana, kereviz, şalgamı tercih edebilir. Omega-3 hastalığı yavaşlattığına hatta durdurduğuna göre; somon, uskumru, alabalık, ton balığı ve fındık yemekte de fayda var. Çinko ve antioksidanlar da yaşa bağlı sarı nokta riskini azaltabilir. Bu nedenle tavuk, ceviz, kuru fasulye, kabak çekirdeği, susam ve süt ürünleri de yenmelidir. Özellikle ıspanak, şalgam ve pancar, önemli antioksidan kaynaklarıdır.

GÖZ MİKROÇİPİ ARAŞTIRILIYOR

* Retinal mikroçiplerle ilgili son durum nedir?

Körlerin ve az görenlerin ışığı ve cisimleri tanıyabilmeleri için retinal mikroçipler yerleştirilmesi, birçok araştırmanın konusu. Ancak bu çip uygulamaları az sayıda hasta üzerinde denenmiştir. Halen yolun çok başındayız.

KÖK HÜCRE TEDAVİSİ KÖKTEN ÇÖZÜM OLACAK

* Sarı noktanın tedavisi ne zaman bulunacak?

Bu konudaki gelişmelerin son derece hızla olacağına inanıyorum. Şu anda hastalığın ancak ilerlemesini durdururken, yakın bir gelecekte görme artışını hedefliyor olacağız. Bu da büyük bir olasılıkla, kök hücre tedavisi ile yapılacaktır. Hastaların o zamana kadar hiç olmazsa mevcut görmelerini koruyarak bu tedavi şansını kullanacaklarına inanıyorum.

UMUT YOLU ÇOK KISALDI

* Biyonik göz sizce ütopya mı yoksa yakın bir gelecekte tüm körler görebilecek mi?

Türkiye'de her yıl 30 bin kişi görmesini kaybediyor. Biyonik göz onlar için büyük bir umut. Eskiden hastalar için umut yolunun çok uzun olduğunu düşünürdük. Şimdi yol yavaş yavaş kısaldı. Biyonik gözle ilgili çalışmalar devam ediyor. Tıbbın son yıllarda gösterdiği ilerlemelere rağmen halen istenilen boyuta gelinmedi.

* Kornea nakli, göz nakli sayılabilir mi?
Kornea nakli sadece saat camının değişimi gibi düşünülmesi gereken bir konu. Göz nakli denince gözün dış kısmının değiştirilmesi akla gelmelidir. Yani göz nakli sayılmaz.

SİGARA İÇMEYE DEVAM EDENLERİN İŞİ ÇOK ZOR

* Lutein ve Omega-3'lü sarı nokta diyeti, kaç yaşından itibaren etkili oluyor?

Yaşa bağlı olduğu durumlarda 45-50 yaşında başlanırsa, hastalığın evrelerinde geciktirici rol oynuyor. Ancak bir diyabet hastasında bunu uygulamak kolay olmuyor çünkü diyabet hastasının da kendine göre bir beslenme şekli var. Kalp, kolesterol ve yüksek tansiyon hastalarında da aynı durum geçerli...

* Bu diyeti uygulamayanlarda hastalık daha mı sık görülüyor?
Vitamin destekli diyet yapmayanlarda ve sigara içmeye devam edenlerde hastalık hızlı ilerliyor.

BEYAZ FİNCAN VE TABAK KULLANIN

* Sarı nokta hastaları, evlerini daha güvenli hale getirmek için nelere dikkat etmeli?

Kahveyi beyaz fincanda içip, koyu renk masada beyaz tabaklar kullansınlar. Büyük rakamlı telefon, büyük TV kumandaları tercih etsinler. Sık kullanılan adres ve telefonlar fotokopiyle büyütülüp duvara asılabilir. Her gün kullanılan şeylerin yerleri belli olsun.

EŞYALARINIZIN YERİ BELLİ OLSUN

* Sarı nokta hastaları, evlerinde nasıl bir aydınlatma kullanmalı?

Yaşam alanlarındaki ışıklandırmayı mutlaka artırmaları gerekiyor. Hatta banyolarını normalden çok daha aydınlık hale getirmeliler. Bu hastalar, ufak değişikliklerle evlerinde daha rahat ve konforlu bir düzen oluşturabilirler.

* Evde rahat hareket etmek için nelere dikkat etmeliler?
Banyo yaparken küvetin içine renkli, büyükçe bir sünger koyarak suyun seviyesini daha rahat görebilirler. Evlerinde çarpıcı renkler kullanıp mekanda kontrastlar yaratarak rahat hareket edebilirler. Sürekli kullandıkları hiçbir şeyin yerini değiştirmemeye özen göstermeliler.

BÜYÜTEÇ VE EL FENERİ ALIN

* Ev dışında güvenli dolaşabilmeleri için neler önerirsiniz?

Sarı nokta hastası olan kişiler tek başına seyahat edebilir. Ancak, ışığı bol bir yerden loş bir yere geçerken gözlerini alıştırmak için birkaç dakika beklesinler. Gözlerinde merkezi görme kaybının dışında kalan alanları kullanarak dolaşsınlar. Yoldaki levhaları, işaretleri okuyabilmek için yanlarında büyüteç veya el feneri de taşıyabilirler.

Facebook'ta paylaş Twitter'ta paylaş
Bu yazı 17 Haziran 2011, 15:06'de eklendi.

YORUMLAR Yorum yapın

  • Bu haber için yapılmış yorum bulunmamaktadır.
    Yorum yapmak için tıklayın.