Fakirleri ücretsiz tedavi eden doktorlar mahkum oldu

Fakirleri ücretsiz tedavi eden doktorlar mahkum oldu

Fakir hastaları tedavi etmek için kurulan Vakıf Gureba Hastanesi'nde maddi durumu yetersiz hastaları tedavi eden 3 doktor tazminata mahkum oldu

Fakir hastaları tedavi etmek için kurulan Vakıf Gureba Hastanesi'nde maddi durumu yetersiz hastaları tedavi eden 3 doktor tazminata mahkum oldu. Tazminatın gerekçesi ise 'fakir ve garip tanımlarına yeterince dikkat etmemek' Haklarında açılan davayı kaybeden doktorlar 1999-2000 yıllarında tedavi ettikleri bazı hastaların masraflarını ödemek zorunda kaldı. Doktorlardan Şenel Yediyıldız, tazminatı ödemeyince haciz emri çıkarıldı. Dr. Yediyıldız, 'Ben doktorum, benim işim hastanın maddi durumunu araştırmak değil. Hasta bana fakir olduğunu beyan etmişse bu beyan ile tedavi yapılmıştır.' dedi. Fakir hastaların tedavisinde başhekim olarak imzası bulunan Dr. Rıza Kutaniş ise şunları söyledi: 'O dönemde biz hastanenin SSK'ya devrine karşı çıkmıştık. Müfettişler geldi, baskı yapıldı, bizim hakkımızda suç üretildi.' İstanbul Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından biri başhekim, dört doktor hakkında 'Yoksul olmayan kimseleri yoksul muamelesine tabi tutarak muayene ve tedavi edilmelerini sağladıkları, fakir ve garip tanımlarına yeterince dikkat etmedikleri' gerekçesiyle dava açıldı. 1999-2000 yıllarında ücretsiz tedavi edilen bazı hastaların fakir olup olmadığının araştırılmadığı iddiasıyla açılan davada başhekim ve iki doktor hakkında tazminata hüküm verilirken, bir doktor hakkındaki dava reddedildi. Tazminata mahkum olan doktorlardan Şenel Yediyıldız, bu tazminatı ödemeyince faizleriyle birlikte 1 milyar 305 milyon liralık icra emriyle karşılaştı. Dr. Şenel Yediyıldız, Vakıf Gureba Hastanesi'nin vakıfnamesinde ve yönetmeliğinde hasta beyanının muteber olduğunu ifade ederek şunları söylüyor: 'Yönetmeliğe göre, bir kişi ben fakirim diyorsa ona fakir muamelesi yapılır. Hastanenin SSK'ya devrine karşı çıktığım dönemde müfettişler böyle bir hastanın dosyasını bulmuş ve hakkımızda dava açmış. Ben tedavi ettiğim hastanın maddi durumunu araştırmakla mükellef değilim. Onların iddiasına göre bu hastalardan menfaat temin edilmesi söz konusu.' Yediyıldız, icra emri üzerine tazminatı ödeyeceğini belirtirken, böyle bir gerekçe ile mahkum edilmesinin üzüntü verici olduğunu belirtiyor. 'Asıl amaç baskı kurmak' Aynı dönemde hastanenin başhekimlik görevinde bulunan Dr. Rıza Kutaniş de açılan davaların bazı hekimler üzerinde baskı kurmayı amaçladığını söyledi. Dr. Kutaniş, 'Ben görevdeyken 'param yok' diyen bazı hastaların tedavisi için gerekli belgeleri imzaladık. O dönemde hastanenin SSK'ya devredilmesi söz konusu oldu. Biz hastanenin devredilmesine karşı çıkıyorduk. Bu nedenle bizim üzerimize geldiler.' şeklinde konuştu. Kutaniş, bu dönemde hastaneye 14 Başbakanlık müfettişinin gönderildiğini savunarak, 'Sanki banka batırmışız gibi bizi kamuoyu önünde suçlu düşürmek için böyle bir şey yaptılar.' dedi. Kutaniş, hem hastanenin vakıfnamesinde hem de yönetmelikte fakir hastaların ücretsiz tedavi edileceğine dair hükümler bulunduğunu da sözlerine ekledi. İstanbul Vakıflar Bölge Müdürü Dr. Adnan Erten ise doktorlar hakkında açılan davanın detaylarını bilmediğini söyledi. Hastanedeki uygulama hakkında bilgi veren Erten şunları söyledi: 'Fakir beyanında bulunan herkesi tedaviye alıyor, araştırmasını sonra yapıyoruz. Araştırma sonunda bu kişinin sosyal güvenliği olduğu anlaşılırsa tedavi ücretleri bu kurumlardan tahsil edilir.' Söz konusu uygulama geçmişte bazı doktorlar tarafından suiistimal edilse de vakıfnamede hasta beyanına göre muamele yapılması isteniyor. Yani bir kişi 'ben fakirim, burada tedavi olmak istiyorum' derse bu kişinin ifadesi doğru kabul edilerek tedavi edilmesi gerekiyor. Dr. Erten, vakıfname ile yönetmelik arasında bazı farklılıklar olduğunu söylüyor. Öte yandan 2000 yılında SSK'ya kiralanan Vakıf Gureba Hastanesi'nin tekrar Vakıflar'a devredilmek istenmesi hastane çalışanlarını da ikiye böldü. Hastanenin Sağlık Bakanlığı'nda kalmasını isteyen hekimler, 'Artık Türkiye'de herkesin bir sosyal güvenliği var. Sosyal güvenliği olmayanların da yeşil kartı var. Zaten Genel Sağlık Sigortası Yasası çıkınca doğuştan herkesin sosyal güvenliği olacak.' iddiasını dile getiriyor. Vakıflar'a devredilmesini isteyen doktorlar ise 'Bu hastane Türkiye'deki vakıf hizmetlerinin son örneği. Hastane vakıflara devredilsin ve fakir hastalara hizmet versin.' önerisinde bulunuyor. Pertevniyal Valide Sultan yaptırdı Vakıf Gureba Hastanesi, 2. Mahmut'un zevcesi ve Sultan Abdülaziz'in annesi Pertevniyal Valide Sultan tarafından 1843 yılında yaptırıldı. 100 yatakla hizmet vermeye başlayan o günkü ismiyle Vakıf Gureba-i Müslimin Hastanesi fakir vatandaşların ücretsiz tedavileri için vakfedildi. Vakfiye'de, 'Şayet bir hastanın iyileşmesi için limon gerekse ve limonun değeri bir altın lira olsa dahi alına.' ifadesi bulunuyor.

 

Facebook'ta paylaş Twitter'ta paylaş
Bu yazı 21 Eylül 2009, 02:09'de eklendi.

YORUMLAR Yorum yapın

  • Bu haber için yapılmış yorum bulunmamaktadır.
    Yorum yapmak için tıklayın.