Sigara paketlerindeki resimli uyarı Danıştay'da

Sigara paketlerindeki resimli uyarı Danıştay'da

SSUK Hukuk Danışmanı Turgut Kazan, "Tütün Kontrol Çerçeve Sözleşmesi" gereği, 1 Ocak 2010'dan itibaren Türkiye'deki sigara paketlerinin üzerine "Resimli Uyarı" zorunlu olacak.

 
Sigara ve Sağlık Ulusal Komitesi (SSUK) Hukuk Danışmanı Turgut Kazan, 1 Ocak 2010'dan itibaren sigara paketinin ön yüzünün yüzde 65'ini kaplayacak olan "Resimli Uyarı" oranını yüksek bulan PhilSA, Philip MorrisSA ve British American Tobacco'nun (BAT) Danıştay'da dava açtığını belirterek, "SSUK içindeki göz astalıkları uzman doktorlarından oluşan Toraks Derneği ile davaya müdahil olmayı düşünüyoruz" dedi.

"Tütün Kontrol Çerçeve Sözleşmesi" gereği, 1 Ocak 2010'dan itibaren Türkiye'deki sigara paketlerinin üzerine "Resimli Uyarı" konulmasının zorunlu hale geldiğini söyleyen SSUK Hukuk Danışmanı Turgut Kazan, soruları yanıtladı.

-TAPDK 200 BİN BAYİDE "RESİMLİ UYARI"LARI TAKİP EDECEK-

Bu kapsamda mevcut stokların erimesi ve yeni üretilen sigara paketlerinin resimli uyarı taşıyıp taşımadığının TAPDK tarafından, Türkiye genelindeki 200 bin sigara satıcısı bayiiden takip edileceğini açıklayan Kazan, "Ürünler buradan izlencek. Yeni ürünlerin resimsiz basılması önlenecek" dedi. Kazan, 2011 tarihinden itibaren artık resimli uyarı taşımayan sigaraların satılamayacağını, resimli uyarının ise paketin bir yüzünün yüzde 65'ini kaplayacağını ifade etti. Bu oranı yüksek bulan PhilSA, Philip MorrisSA (PMSA) ve British American Tobacco'nun (BAT) Danıştay'da dava açtığını, uluslar arası kurallara göre ticaret özgürlüklerinin yasaklandığını öne sürdüklerini ifade eden Kazan, "Sigara firmaları Danıştay'da açılan dava ile yürütmeyi durdurma kararı verilmesini istiyorlar. Dava şu anda Danıştay'ın önünde duruyor" dedi. TAPDK'nın yaptığı düzenlemede bir aykırılığın söz konusu olmadığını savunan Kazan, "Nihayetinde Danıştay bu tartışmayı çözecektir" dedi.

-"YÜZDE 50 AYKIRI DEĞİL, DAVAYA MÜDAHİL OLACAĞIZ"-

SSUK Başkanı Prof. Dr. Elif Dağlı ise "Tütün Kontrol Çerçeve Sözleşmesi'nin, resimli uyarıların yüzde 50'den fazla olabileceğini gösterdiğini, bu nedenle yüzde 65'in AB standartlarına aykırı olmadığını vurguladı. Ülkelerin, kendi halkının sağlığını korumaya çalışırken, Türkiye'nin bundan mahrum bırakılmasının kabul edilemeyeceğini savunan Dağlı, şunları söyledi:

"Sigara paketleri, süslü cazip paketlerle lüks ürünmüş gibi gösterilerek satılıyor. Bunun sakıncaları var. Çünkü bize başvuran hastalar, o ürünün kullanılması neticesinde ağır hastılıklara tutulmuş, akciğeri tahrip olmuş bireyler oluyor. Türkiye'de 22 milyon kişi sigara içiyor. Buna göre yılda toplam 20 milyar dolar sigara harcaması yapıyoruz. Bu para tamamen yanıp, kayboluyor. Kaybolmakla da bitmiyor o insanlara sağlık zararı da veriyor. O insanların sağlıklarını düzeltmek için 30 milyar dolar da tedavi masrafı veriyoruz. Bütün ülkeler kendi halkının sağlığını korumaya çalışırken, Türkiye'nin bundan mahrum bırakılması kabul edilebilir bir şey değil. Biz davaya müdahil olacağız" dedi.

Resimli uyarıların sigara içimini azaltmadığı konusunda çeşitli eleştiriler de aldıklarını açıklayan Dağlı, "Bu doğru değil. Yapılan bütün çalışmalar resimli uyarıların çok etkili olduğunu, tüketimde yüzde 5 düşüş olduğunu gösteriyor" dedi.

-PHILIP MORRIS: SAĞLIK UYARILARI REKABET ENGELLENMEDEN SAĞLANABİLİR-

Resimli uyarıların Danıştay'a taşınması ve itiraz noktalarına ilişkin görüşlerine başvurduğu BAT firması, açıklamada bulunmazken, Philip Morris Sabancı, kendisine yöneltilen sorulara yanıt verdi. Philip Morris'in kamu sağlığı politikalarını desteklediğini her fırsatta dile getirdiklerini belirten Philip Morris açıklamasında, "Kamu sağlığı politikalarını desteklerken sağlık uyarılarının, şirketimiz gibi yasal ve ruhsatlı işletmelerin rekabet edebilmelerini engellemeden de sağlanabileceği görüşündeyiz" dedi.

Sigaranın sağlığa zararları konusunda toplumu bilgilendiren yazılı sağlık uyarıların yeterli olduğunu düşündüklerini, bununla birlikte sigara içmenin etkilerini kesin ve doğru olarak anlatmaya odaklanmış, görsel uyarıların kullanım kararını da saygıyla karşıladıklarını dile getiren Philip Morris açıklamasında, "Bu uyarıların, paketler üzerinde kaplayacağı alanın büyüklüğüne, markalarımızın rekabet gücünü ortadan kaldıracak düzeyde olması nedeniyle itiraz ediyoruz" denildi.

-AŞIRI UYARI MARKAYI, REKABETTEN YOKSUN BIRAKIYOR-

Sağlık uyarılarının aşırı boyutlarda uygulanmasının hükümetlerin, DTÖ Ticaretle Bağlantılı Fikri Mülkiyet Hakları Anlaşması (TRIPs) ve Fikri Mülkiyetin Korunmasına Dair Paris Sözleşmesi gibi uluslararası anlaşmalar kapsamındaki taahhütlerine, şirketlerin fikri mülkiyet haklarını tescil etme ve kullanma haklarına engel olduğu için ters düşmekte olduğu belirtilen Philip Morris açıklamasında, itiraz noktalarını da dile getirdi:

"1 Ocak itibarıyla ülkemizde sigara paketlerinin ön yüzünün yüze 65'i, arka yüzünün de yüzde 30'u uyarı etiketlerine ayrılmış olacaktır. Paketin çeşitine bağlı olarak bu oran yüzde 76'lara kadar çıkabilmektedir. Dünya Sağlık Örgütü'nün konu ile ilgili çerçeve sözleşmesinde, uyarıların paketler üzerinde kaplayacağı alan için önerdiği alt sınır yüzde 30 iken, dünya ortalamasının yüzde 40 düzeyinde bulunduğunu, ön yüzdeki uyarı alanının da hiçbir ülkede yüzde 50'yi aşmadığını görüyoruz. Türkiye'de paketin yüzde 65'ini kaplayacak aşırı büyük uyarıların kamu sağlığına ek bir katkı sağlamayacağını; buna karşılık sigara şirketlerini marka ve marka amblemleri ile farklılaştırarak rekabet etme yeteneğinden yoksun bıraktığını düşünüyoruz."

-KARARIN İPTALİ İÇİN DANIŞTAY'DA DAVA AÇILDI-

Davanın nerede açıldığına ilişkin olarak Philip Morris, "TAPDK'nın Birleşik Sağlık Uyarılarının Uygulanmasına İlişkin 13 Mayıs 2009 tarihli kararının iptali için Danıştay nezdinde dava açılmıştır" denildi. Philip Morris, Türkiye'de pazar payının yüzde 40 olduğu bilgisini verdi.

Görsel uyarılara geçişle ilgili Kanada'da yapılan bir ekonometrik araştırma sonucuna da yer verilen araştırmada, "Paket yüzeyinin yüzde 30'unu kaplayan sağlık uyarılarının 2001 yılında yüzde 50'ye çıkarılışını ve birleşik sağlık uyarılarına geçişin etkisini incelerken, sağlık uyarılarında yapılan bu tür değişiklikleri "sigara içme oranına kayda değer bir etkisi olmayan bir önlem" şeklinde değerlendirmiştir" bilgisine yer verildi.

-UYARILAR GÜNDE 7300 KEZ GÖRÜLÜYOR-

SSUK'un Dünya Sağlık Örgütü'nden çıkardığı araştırma sonuçlarına göre, günde bir paket sigara içen bir kişi, sigara paketindeki uyarıları gün içinde 7300 kez görüyor.

-Çin'de, sigara içenlerin yüzde 37'si sigaranın koroner kalp hastalığına neden olduğu, sadece yüzde 17'sinde inmeye neden olduğu bildiriliyor.

-Brezilya'da sigara içenlerin yüzde 67'sinde uyarıların, sigarayı bırakma isteğini uyandırdığı belirtiliyor. Kanada'da bu oran yüzde 44.

-Singapur'da sigara içenlerin yüzde 28'inin, uyarılar sayesinde daha az sigara içtiklerini beyan ettikleri öne sürülüyor.

-Tayland'da resimli uyarıların bir ay sonra sigarayı bırakma olasılığını yüzde 44 arttırdığı belirtiliyor.

-Resimli uyarıların, henüz sigara içmeye başlamamış ancak başlamayı düşünen kişilere de sigaranın çekiciliğini azalttığının kanıtlandığı savunuluyor.

-RESİMLİ UYARILARININ YÜKSEK OLDUĞU ÜLKELER-

Sigara paketleri üzerindeki en büyük resimli uyarılara sahip ülkeler

Mauritus yüzde 40 - 90 (ortalama yüzde 65)

Parguay yüzde 60 - 60 (ortalam yüzde 65)

Avustralya yüzde 30 - 90 (yüzde 60)

Yeni Zelenda yüzde 30 - 90 (yüzde 60)

Cook Adaları yüzde 30 - 90 (yüzde 60)

Belçika yüzde 48 - 63 (yüzde 56)

İsviçre yüzde 48 - 63 (yüzde 56)

Finlandiya yüzde 45 - 58 (yüzde 52)

19 ülke ortalaması yüzde 50

Yakında gerçekleşecek olan ülkeler:

Uruguay yüzde 80 - 80 (yüzde 80)

Meksika yüzde 30 - 100 (yüzde 65)

Açıklama: Parantezsiz yüzdeler, resimli uyarıların sırasıyla ön ve arka yüzdeki kaplama oranlarını vermektedir. Parantez içindeki yüzdeler, ön ve arka yüzün ortalama yüzdesidir.

Facebook'ta paylaş Twitter'ta paylaş
Bu yazı 06 Aralık 2009, 21:12'de eklendi.

YORUMLAR Yorum yapın

  • Bu haber için yapılmış yorum bulunmamaktadır.
    Yorum yapmak için tıklayın.