112 geç mi gelir?

112 geç mi gelir?

112 ambulansında görev yaparken yaşadığım bir olay... Sabah nöbetini yeni devralmışız. Telsiz anonsuyla bir adrese yönlendirildik.

Dört dakika sonra olay yerindeydik. İlk müdahaleyi yapmak üzere yerde yatan kadına yöneldik. Altıncı kattan düşmüştü. Bu sırada kadının oğlu olduğunu öğrendiğimiz bir delikanlı şoförümüzle kavga etmeye başlamıştı bile. "Geç geldiniz, annem sizin yüzünüzden öldü" diye bağırıyordu.

İlk muayeneyi yapar yapmaz anladım ki yerde yatan kadının ölümünün üzerinden saatler geçmiş. Delikanlıya dönerek ihbarı aldıktan hemen sonra olay yerine intikal ettiğimizi, üstelik annesini kaybedeli sekiz ya da dokuz saat geçmiş olduğunu anlattım. Şaşıran delikanlı bu kez de babasına dönerek onu suçlamaya başladı. Sonradan anlaşıldı ki gece kocasıyla kavga eden kadın herkes uyuduktan sonra camdan atlayarak intihar etmiş. Geçtiğimiz hafta Diyarbakır'da yaşanan bir olayı duyunca bu anımı hatırladım. Medyaya yansıyan haberlere göre bir futbol müsabakası sırasında yaşanan olaya 112 ambulansı geç müdahale etmişti. Araştırdım. Kayıtlara göre ambulans oraya ihbardan sadece beş dakika sonra ulaşmıştı. Yani haberler haksız ve yanlıştı.

Makul süre: İlk 10 dakika

112 ambulansında çalışmak gerçekten zordur. Zamanla yarışırsınız. Gittiğiniz olay mahalli genellikle sıra dışı, trajik ve dramatik görüntüler içerir. Hasta yakınlarının kırılgan ve kimi zaman saldırganlaşma eğilimi taşıyan ruh halleri de bir başka etkendir.  Dakikalar saatler gibi gelir o atmosferdeki insanlara. Araştırmaların ortaya koyduğu üzere vaka başına en çok şiddete maruz kalan sağlık çalışanı grubudur 112 ambulansında görev yapanlar. Şiddeti hiçbir şey mazur gösteremez. Ama birileri şunu diyebilir belki: "Bunun nedeni görev ihmalidir, görevin layıkıyla ve zamanında yerine getirilmemesidir." Acaba haklılar mı?

Kayıtlara ve standartlara bakalım.

Uluslararası sağlık otoritelerine göre acil servis ambülanslarının olay yerine ilk 10 dakika içerisinde ulaşması makul kabul edilir. Türkiye'de 2013 yılı verileri vaka bazında incelediğimizde 112 ambulanslarının olay yerine ilk 10 dakika içerisinde ulaşma oranı yüzde 90'ın üzerinde.  Türkiye bu konuda başarılı ülkeler arasında.

Neden gecikir?

Kalan 10 dakikanın üzerindeki %10'a yakın olay yerine varışları incelediğimizde karşımıza şu sorunlar çıkıyor:

-112'ye ulaşan çağrıların yüzde 90'ı amaç dışı aramalardan oluşuyor ve bu da yetkilileri epeyce meşgul ediyor. Korkutucu ama gerçek bir oran!

- Kimi ihbarlarda verilen adres muğlak ya da yanlış oluyor. Bu da hastaya ulaşmayı zorlaştırıyor.

- Kimi vakalarda trafik yoğunluğu yaşanıyor. Özellikle emniyet şeridini haksız biçimde işgal eden ve ambulanslara yol vermeyen insanlara dikkatinizi çekiyorum. Bu sorumsuzluk kimi zaman çok ciddi mağduriyetlere yol açabiliyor.

Her olayda bir günah keçisi aramak gibi bir özelliğimiz var. Ama bu arayış sırasında akla ilk gelen kişi ya da kurumun, başarı oranı istatistiklerle sabit olan 112 ambulansı ve çalışanları olması ciddi bir haksızlık. Üstelik çoğu zaman bu servisin kendisine gelen doğru yanlış birçok ihbarı değerlendirerek çalıştığı unutularak.

Sosyal hadiseler tek bir sebebe irca edilerek açıklanamaz. Benzer şekilde sosyal sorunlar da tek bir kurum eleştirilerek çözülemez. Bu konuda, özellikle medyada, ciddi bir algı dönüşümüne ihtiyacımız olduğu açık. 112 çalışanlarına yönelen şiddet olaylarını mazur ve normal göstermeyecek, bunu bir sorun olarak görüp dikkat çekecek bir haber dili kurulmak zorunda. Yapıcı eleştiriler elbette yararlı olacaktır ama sağlık çalışanlarını siyasi kutuplaşmanın bir parçası haline getirip, kara propaganda malzemesine dönüştürmek kimseye yarar sağlamayacaktır. Bunu sağlık çalışanlarının kendi başlarına yapamayacakları çok açık... O halde geliyoruz siyasetin, sivil toplumun ve özellikle medyanın sorumluluğuna. Değil mi ama?

Facebook'ta paylaş Twitter'ta paylaş
Bu yazı 10 Haziran 2014, 11:21'de eklendi.

YORUMLAR Yorum yapın

  • Bu haber için yapılmış yorum bulunmamaktadır.
    Yorum yapmak için tıklayın.